Bizi Takip Edin..

MAKALELER...

İş Hayatında Başarı

İş Hayatında Başarıyı Yakalayanlar ve Çalışırken İş Arayanlar

Çalışırken İş Arayanlar, Neden Çoğalıyor?

Her ay açıklanan işsizlik oranlarını okuduğumuzda ülkede bir istihdam olduğu izlenimi yaratıyor. İşsizlik şu kadar oranda düştü peki düşen işsizlik oranında üniversitelerden kaç kişi mezun oldu ve bu iş gücüne dahil oldu. Mezunların iş bulmak için hazırlandığı maratonun sonunda tüm bu koşunun eforuna değip değmediğinin muhakemesini yapmaya başlanıyor. Bu kafa karışıklığının en büyük nedeni üniversiteyi kazanırken neyi okumak istediğini bilmeyen öğrencilerin kendilerini nelerin karşılayacağını bilmeden attığı ilk adımda başlıyor. Üniversitede akademik kariyerini tamamlayanların hepsinin işi çok iyi bildiğini sandığı bir akademisyen olarak mezun olduğunda her işi yapabileceğini düşündüğü süreçte iş pratiğe geldiğinde gerçekler gün yüzüne çıkmaya başlıyor. İş hayatı acımasızlığı, hayatın gerçekleri bir tokat gibi yüzüne çarpıyor. Başarı gözlemlenip yükselişine emin adımlarla ilerleyenler içinde durum belirsizliklerle devam eder. Günün ne getireceğini ve şuan olduğunuz seviyede ne kadar kalacağınızı düşünürken bu durumu açıklayan bir kızıl derili sözü şunu söyler: “Sular yükselince, balıklar karıncaları yer... Sular çekilince de karıncalar balıkları yer... Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir... Çünkü kimin kimi yiyeceğine “suyun akışı” karar verir... “ Biz suyun akışını değiştiremeyeceğimize göre o suya göre hareket kabiliyeti kazanıp gelişime ayak uyduracağız yada o sudan çıkıp karıncaya yem olacağız.

Çalışma ortamında nasıl davranılması gerektiği konusunda yüzlerce teknikten söz edilirken taktire değer bir formülle açıklayan Eintein çok güzel bir açıklamayla da pekiştirmiştir.

Büyük Fizik Bilgini Einstein’in başarı formülünü açıklanması istediğinde;

Eğer (A) hayatta başarıyı gösterirse, formül şu şekildedir:

A=x+y+z
Bu formülde (x) çalışmayı (y) de dinlenmeyi gösterir.

Peki (z) neyi gösterir? diye sorduklarında, büyük fizik bilgini formülü şöyle tanımlar:

“(z) de çenenizi tutmayı...” demiştir.

Çalışırken yapılmasını istenen bu durum çok açıktır. Yaptığın işi söylenerek yapmak, mutsuzluğu çevrendeki diğer meslektaşlarına yansıtmak, kendinin ne yaptığına değil başkalarının ne yaptığı konusundaki sürekli gözlemlerde bulunmak tüm bunlar başarıyı engelleyen davranışların bütününü oluşturuyor. İş hayatında belirli çabaları sarf eden kişilerin ödüllenmesi bir tarafa üstlerine hep bu kişi yapar durumunda yüklenmelerin arkası kesilmeden bir çığ gibi büyüyor. Bir çalışma ortamında siz ne kadar çalıştığınız değil sizin ne kadar izin yaptığınıza bakarlar. Bir gün çalışırken üç yıl hizmet süresi olan bir işçi geldi ve önemli işi çıktığı için, patrondan bir gün izin istedi ve patron durup işçiye dönüp;
- Demek bugün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir gözatalım. Bir yılda 365 gün var. Bir yılda 52 hafta olduğuna ve sen her hafta 2 gün izinli olduğuna göre geriye 261 gün kalıyor. Her gün 16 saati işyeri dışında geçirdiğine göre ki bu yılda 170 gün ediyor. Geriye 91 gün kalıyor. Her gün 30 dakika çay, kahve molasına yıllık 23 gün tekabül ediyor. Böylece kaldı 68 gün. Yine her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor. Bu da bir yıl içinde 46 gün eder. Geriye çalışacağın sadece 22 gün kalıyor. Zaten her yıl 2 gün hastalık nedeniyle işe gelmiyorsun. Kaldı 20 gün. Yılda cumartesi pazara rastlamayan 5 gün de resmi tatiller var. Kaldı sadece 15 gün. Her sene 14 gün yıllık izin kullandığına göre geriye sadece 1 gün kalıyor ve eğer ben seni o 1 gün de izinli gönderirsem; Allah beni cezalandırır! “Demişti. O gün anlamıştım ki çalışma performansın ne olursa olsun o izin istediğin gün sadece akılarda kalıyordu. Daha çok yükselmek için daha çok çalışmak daha fazla gayret sarf etmek gerekiyordu. Ama bu gayretin sonunda emeğin nereye gittiğini tartışmak gerekiyor. Bugün yeni mezun bir kişinin yalnızca emek karşılılığını düşünmeden istediği ücretlerden dolayı tercih konusu olan işletmelerin ücret politikaları bu tercih sebebi olurken çıkan iş gücünün altında ezilmeye başladığında çalışırken iş arama çabalarına giriliyor.

Bir insan kaynakları sitesinin yaptığı araştırmaya göre bu durumu göz önüne seriyor.

İş ve insan kaynakları sitesi yaptırdığı araştırmaya göre, her 3 kişiden biri çalışmasına rağmen iş arayışını sürdürüyor. Her 5 kişiden biri ise işini kaybetme ihtimaline karşı iş görüşmelerine gidiyor.

Araştırma şirketi Selas Türkiye tarafından yapılan araştırma, bilgisayar destekli web görüşmesi tekniği kullanılarak iş arayan tarafında 1232 kişiyle, işverenler tarafında ise 200 kişiyle görüşülerek gerçekleştirildi.

İş ve eleman arayanların profilini netleştirmeyi hedefleyen çalışmaya göre, araştırmaya katılanların yüzde 45'i çalışmıyor ve aktif olarak iş arıyor.

Her 3 kişiden biri çalışmasına rağmen iş arayışını sürdürüyor. Araştırmaya göre, her 5 kişiden biri ise işlerini kaybetme ihtimaline karşı iş görüşmelerine gitmeyi sürdürüyor.

Araştırma kapsamında katılımcılara önümüzdeki 3 ay içinde iş bulma umutlarının ne olduğu sorulurken, katılımcıların yüzde 41'i kararsızlığını dile getirdi. Biraz ümitliyim diyenler yüzde 28'lik bir kesimi oluştururken, çok ümitli olanlar yüzde 19'luk bir grup oldu. Pek ümitli değilim diyenler ise yüzde 9'da kaldı.

Erkek katılımcıların 3 ay içinde iş bulacakları konusunda kadınlara göre daha umutlu oldukları görülen araştırmada, yaş ortalaması yükseldikçe umutların azaldığı ortaya çıktı.

Başarıyı elde etmek için her gün daha fazla çabalamalıyız. Bir önceki gün ektiğimizi biçmek için o sancılı sürece beklerken şunu unutmamalıyız.

“Afrika´da her sabah bir ceylan uyanır.

En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşması gerektiğini,

Yoksa öleceğini bilir.

Afrika´da her sabah bir aslan uyanır.

En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini,

Yoksa aç kalacağını bilir.

Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yok.

Yeter ki, güneş doğduğunda, koşuyor olmanız gerektiğini bilin.” Siz ister ceylan olun isterse aslan ama bir koşuşturma içinde hep olacaksınız. Çünkü siz bugün yaptığınız işi düşünmek yerine yarın başka işlerin hayalini kurarken bir başka kişide sizin işinizin yaptığınız işin hayalini kurduğunu unutmayın.

BRS Danışmanlık

Dizayn : Çizgi Web Tasarım